Salı, Ekim 09, 2001

III. Bahçesaray Ceviz Şenliği yapıldı...

Atelye girişi. Tıklayınız! Bahçesaray Ahşap Atölyesi Girişi


Yaşlı Cevizler Atölyede.Tıklayınız! Yaşlı cevizler işlenmeden önce..

Bahçesaray'da Yeni Bir Meslek.Tıklayınız! Yaşlı Cevizler ve Genç Eller..

 Atölyede Üretilen Bir Takım.Tıklayınız! Yaşlı Cevizler İşlenerek Değiştiler..



ÇEKÜL PR Sorumlusu Fügen Akkemik Van'dan bildiriyor:

Van – İlçenin sosyo-ekonomik gelişmesini ve doğal korunmasını amaçlayan “Bahçesaray Cevizlerini Yaşatalım ve Çoğaltalım Projesi” çerçevesinde düzenlenen “Bahçesaray Ceviz Şenliği” nin üçüncüsü, hemşehrilerin de katılımıyla 30 Eylül 2001, Pazar günü Bahçesaray'da gerçekleşti.

Şenlik kapsamında yer alan tiyatro gösterisi oyuncuları bakımından bir ilk olma özelliği taşımaktaydı. Van - Muradiye İlçesi'nde 2001 yılında bir grup köylü vatandaş, kaymakamlığın ve öğretmenlerinin çabalarıyla önce okuma yazma öğrenip, ardından da bir tiyatro ekibi oluşturarak “Dağ Çiçeği Tiyatrosu” sunu kurmuşlar. Hayvancılık ve köy koruculuğu yapan 10 amatör oyuncu, büyük bir başarıyla Reşat Nuri Güntekin’in “ İstiklal “ adlı oyununu sergilediler.

Şenlikte, Bahçesaray Kırmızı Köprü’deki 15 km’lik parkurda bir de at yarışı yapıldı.

Şenliğin en önemli bölümü ceviz yarışmasıydı. 87 katılımcı arasından kaliteli ceviz ağacı seçimi sonucunda 1.Mutlullah Orhan, 2.Ali Hazır, 3.Hidayet Orhan oldu. Ceviz üreticilerine Belediye Başkanı Naci Orhan ve Kaymakam Mustafa Masatlı tarafından ödülleri verildi.

Bunların yanısıra Şenlikte, Bahçesaray kadınlarının ve çocuklarının beslenme ve cocuk bakımı sorunlarına bilinçli bir çözüm getirmek amacıyla Ankara Başkent Üniversitesi Beslenme ve Diyet uzmanı Efsun Karabudak yöre kadınlarıyla bir toplantı düzenledi. Toplantıda kadınlar sorunlarını dile getirerek uzmandan gerekli çözüm önerileri aldılar. Ayrıca toplantıda ilçe kadınlarına düzenli beslenme konusunda bilgiler verildi. Bu çerçevede uygulamalı olarak topluca yörede üretilen sebze ve meyvelerden çeşitli yemekler yapıldı ve yapılanlar Şenliğe katılan gruplar tarafından afiyetle tadıldı...

Bildiğiniz gibi, Bahçesaray İlçesi’ndeki aşılı ceviz fidanı dikimi ÇEKÜL Vakfı ve yerel yönetimin çabalarıyla üç yıl içinde 10.000’e ulaşmıştı. Bu süre içerisinde Bahçesaray ilçesindeki aşılı ceviz fidan üreticileri, eğitilerek kendi fidanlarını aşılayarak yeni aşılı ceviz bahçeleri kurdular. Eğitim çalışmaları; "aşılı ceviz fidan üretimi", "ceviz fidan bahçelerinin ve ağaçların budaması" ve "bakım" olarak üç aşamalı bir program çerçevesinde ÇEKÜL Vakfı’nca sürdürülmekte... "Bahçesaray Cevizlerini Yaşatalım ve Çoğaltalım Projesi" kapsamında İlçe Özel İdaresi tarafından desteklenerek Bahçesaray Kaymakamlığı’nca 1999 yılında kurulan "Ceviz Ağacı İşleme Atölyesi" de yıllık 200 ton kapasiteyle çalışmalarını sürdürüyor. Atölyede meyve-çerez tabakları, havanlar, ceviz - şeker kırma kapları, tepsi vb. ev gereçleri üretimi yapılmakta ve çeşitli illere pazarlanmaktadır. Atölyenin kapasitesini arttırmak üzere gerekli girişimler ÇEKÜL Vakfı tarafından yapılmaktadır. (*)


(*) Atelye ile ilgili olarak NTVMSNBC'de ilginç bir haber de yer aldı: Tıklayınız!




Salı, Ekim 02, 2001

Cumhurbaşkanımız Tarihi Kentler Birliği Kars Toplantısı'nda...

21 ve 22 Eylül 2001 tarihlerinde, Tarihi Kentler Birliği Genel Kurulu Kars'ta toplandı. Toplantıyı onurlandıran Sayın Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in yaptığı konuşmanın tam metnini aşağıda sunuyoruz:

Değerli Konuklar,

Tarihi Kentler Birliği - Kars Buluşması'nda, sizlerle birlikte olmaktan büyük mutluluk duyuyorum.

Bu önemli etkinlik için biraraya gelen siz değerli katılımcıları ve Karslı yurttaşlarımızı saygıyla selamlıyorum.

Tarih boyunca farklı uygarlıklara yurt olan ve bu kültürel zenginliğini günümüze ulaştıran, tarihimizde önemli bir yeri bulunan güzel Kars'a gelişimde yurttaşlarımızın sıcaklığı ve coşkuları karşısında etkilendiğimi belirtmek istiyorum.

Değerli Konuklar,

Ülkelerin çağdaşlık yarışında bulundukları yer, yalnız bilim ve teknikteki üstünlükleri, sanayileşmedeki başarılarıyla ölçülemez. Uygarlığın en önemli ölçütlerinden biri ulusların kültürel değerlerine sahip çıkması ve bunu evrensel değerlerle buluşturabilmesidir.

Bu, yalnız resmi politikalarla değil, yurttaşların ve gönüllü birliklerin bilinçli katılımlarıyla başarılabilir.

Tarihi Kentler Birliği'ni bu amaca hizmetlerinden dolayı kutluyor, bu güzel girişimin tüm yurttaşlarımıza ve kuruluşlarımıza örnek olmasını diliyorum. Böyle katkıların, tarihsel ve kültürel dokumuzun korunmasına yardımcı olmasının yanında, demokratikleşme sürecini de hızlandıracağını düşünüyorum.

Kendi kültürüne, tarihsel değerlerine, yaşadığı yere sahip çıkan, farklı kültürlerin düşünce ve eserlerine saygı duyan birey ve kuruluşlar, demokrasinin korunması ve geliştirilmesinin en önemli güvencesidir.

Zengin tarihsel ve kültürel birikimi olan kentlerin, kimliklerini yansıtan bu öz değerlerini koruyarak uygarlığa açması, insanlığın ortak kültür mirasının paylaşılması ve ülkeler arasında karşılıklı anlayış ve işbirliğinin gelişmesine olanak sağlayacaktır.

Türkiye, sahip olduğu değerleri dünyayla paylaşarak, hoşgörü, anlayış birliği, barış ve dayanışmanın egemen olduğu uygarlık kimliğinin oluşturulması için çaba göstermektedir.


Değerli Konuklar,

Binlerce yıllık tarihinde değişik evrelerden geçen insanoğlu, geçmişine sahip çıktığı oranda geleceğe hazırlanmış, attığı güçlü adımlarla, bugünün çağdaş uygarlığının yaratıcısı olmuştur.

İnsanlık tarihinin aynası olan kentlerin tarihsel ve kültürel dokularının korunarak geleceğe taşınması bu yönden büyük önem taşımaktadır.

Yüzyıllardır farklı uygarlıklara ev sahipliği yapan tarihi kentlerimiz, kendilerine özgü kimlikleriyle, yalnız ülke tarihine değil, insanlık tarihine de ışık tutacak zenginliktedir.

Tarihi Kentler Birliği'nin kurulmasının, ülkemiz için çok önemli bir adım olduğunu düşünüyor, kentlerimizin tarihsel, kültürel ve doğal dokusunun korunmasında önemli görevler yerine getireceğine ve bu örgütlenmenin demokratikleşme sürecinin güçlü halkalarından biri olacağına inanıyorum.

Yerel yönetimler dayanışmasıyla başlatılan, meslek ve sivil toplum örgütlerinin katkıda bulunduğu bu tür girişimlerin, yerelden evrensele doğru açılımının, tüm insanlığı sağlıklı bir bileşime yönlendireceğini düşünüyorum.

Değerli Konuklar,

Tarihi Kentler Birliği - Kars Buluşması'nı fırsat bilerek, Kafkasya ve bölgesel ilişkilerin geliştirilmesi konusundaki düşüncelerimi de belirtmek istiyorum.

Türkiye, tüm Kafkaslarda barış ve istikrar ortamının egemen olmasını istemektedir. Verimli topraklara, dinamik insan gücüne sahip olan ve Asya ile Avrupa'yı birbirine bağlayan bu stratejik bölgenin geçmişte olduğu gibi gelecekte de önemli bir rol üstleneceğine inanıyoruz.

Yüzyıllar boyunca çeşitli dinlere ve topluluklara mensup halkların bir arada yaşadıkları ve köklü uygarlıklar kurdukları bu coğrafyanın, yeniden insanların özgürce dolaşabilecekleri, birbirleriyle dayanışma içinde yaşam düzeylerini yükseltecekleri bir bölge olmasını istiyoruz.

Kafkasya'nın, bugün Batı Avrupa'da gördüğümüz biçimde, gelişmiş kara ve demiryolları ağının insan ve mal ulaşımını kesintisiz sağladığı, uluslararası enerji hatlarının Hazar Havzası ile Avrupa arasında ortak yarar ilişkisi kurduğu bir ekonomik bütünlüğe kavuşmasını, karşılıklı bağımlılık içinde bir ülkeler topluluğu durumuna dönüştürülmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Bu bağlamda, komşumuz Güney Kafkasya ülkelerinin Batılı demokratik ve ekonomik kurum ve kuralları hızla yaşama geçirmekte olmaları ve Avrupa kuruluşlarıyla yakın işbirliği içinde bulunmaları mutluluk vericidir.

Kafkasya'da, barış ve istikrar ortamının güvence altına alınarak bölgesel işbirliği koşullarının sağlanmasının Kuzeydoğu illerimizin ekonomik canlanmasına da katkıda bulunacağı bir gerçektir. Koşulların normale dönmesiyle Kafkas ülkeleri arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi, bu ülkeleri birbirine sıkı sıkıya bağlayacaktır.

Tüm bunların gerçekleşmesinin ön koşulu, kuşkusuz, Kafkasya'daki belirsizlik ve uyuşmazlıkların çözüme kavuşturulmasıdır. Türkiye, bölgesel uyuşmazlıkların çözümü amacıyla harcanan çabalara etkin biçimde katkıda bulunmaktadır.

Bu çözüm çabalarında, komşularımız Gürcistan ile Azerbaycan'ın egemenlik ve toprak bütünlüklerinin korunması gerektiğini, bu temele dayanmayan çözüm önerilerinin gerçekçi olmayacağını her fırsatta vurgulamaktayız.

Ermenistan'ın, uluslararası hukuk kurallarına aykırı biçimde işgal altında tuttuğu Azerbaycan topraklarından çekilmesinin ve Yukarı Karabağ uyuşmazlığının çözümü konusunda iyiniyetli ve yapıcı bir tutum izlemesinin Ermeni halkının da yararına olacağını düşünüyoruz.

Türkiye, Ermenistan'ın önyargılarından ve geçmişten gelen saplantılarından kurtularak, komşularıyla ileriye dönük iyi ilişkiler içine girmesini beklemektedir.

Değerli Konuklar,

Kentlerimizdeki kültürel ve tarihsel dokuların korunmasının yanı sıra, sağlıklı ve planlı kentleşmenin sürdürülmesi, insanların çevreleriyle barışık mutlu yaşam sürmesinin öncelikli koşuludur.

Ne yazık ki, etik değerleri gözardı eden uygulamacıların ticari kazancı ön planda tutan yaklaşımlarının olumsuz sonuçlarını Ulus olarak büyük bedellerle ödemekteyiz.

Bunların yanı sıra imar afları, ve yapılaşmada yasalara karşı işlenen suçların hoş görülmesi, yaşam alanımızda kapanması zor, büyük yaralar açmıştır.

Geniş katılımlı Tarihi Kentler Birliği'nin kuruluşu ve belirlediği ereklerin, bu çarpıklıkların ortadan kaldırılacağı, kültürel kalkınma ve korumanın önem kazanacağı, kent yönetimi ve kentlilerin kentlerine sahip çıkacakları bir dönemi başlatmasını diliyorum.

Değerli Konuklar,

Çevre sorunlarının insanlığı ve geleceğini tehdit ettiği bir dönemde yaşamaktayız. Olumsuz çevre koşullarının bulunduğu kentlerde sağlıklı bireylerin yetişmesi ve kültürel değerlerin korunması güçtür.

Tarihine de sahip çıkan çağdaş kentlerin oluşturulması, her şeyden önce çevre bilincinin kazandırılması ve çevre değerlerinin korunmasıyla olanaklıdır. Bu konuda yönetimlere olduğu kadar bireylere de önemli sorumluluklar düşmektedir.

Yerel yönetimlerin katılımcılığa açık, saydam yönetim anlayışları, kentlilerin yaşadıkları yere sahip çıkmalarını sağlayacak, onları, çevre sorunlarının çözümü, tarihsel ve kültürel dokunun korunması konusunda etken kılacaktır.

Gelecek nesillere temiz kentler bırakılması sürecinde "sürdürülebilir kalkınma" düşüncesi benimsenir ve uygulanırsa, kaynakların bilinçsizce kullanılması önlenecek, çevre sorunlarının çözümü konusunda önemli ilerlemeler kaydedilecektir.

Yerel yönetimlerimizin kentliler ve sivil toplum kuruluşlarıyla el ele vermesi, çevre sorunlarının çözümünde etkin bir adım olmasının yanı sıra, yeşilin egemen olduğu sağlıklı kentlerde yaşamamıza da olanak sağlayacaktır.

Gelecek kuşaklara güzel ve temiz kentler bırakmak hepimizin ortak sorumluluğudur.

Değerli Konuklar,

Ülkemizin Doğu ucunda, uygarlıkların geçiş noktasında bulunan, eşsiz kültürel ve tarihsel değerlere sahip olan Kars ilimiz, üniversitesi, dinamik nüfusu, stratejik konumu ile bulunduğu bölgenin önemli kentlerindendir.

Kars'ın bu konumu, kentimize büyük görevler yüklemektedir. Bu toplantıların Kars'ın bölgesel barışı da sağlayabilecek kültürel potansiyelini harekete geçireceğini düşünüyorum.

Türkiye'nin Avrupa Birliği sürecinde, zengin kültürünü, ulusal değerlerini, kimliğini koruyarak yol almasında, Tarihi Kentler Birliği'nin önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.

Birliği oluşturan yerel yönetimlerimizi, onlara destek veren meslek ve sivil toplum örgütlerimizi, bu örnek girişimlerinden dolayı kutluyorum.

Zengin birikimimizin böyle duyarlı yaklaşımlarla sonsuza kadar yaşatılmasını diliyor, toplantının gerçekleştirilmesine emeği geçenleri kutluyor, hepinize esenlik dileklerimi iletiyor, saygılar sunuyorum."


“TEMİZ BEYOĞLU SOKAĞI” YARIŞMASI BAŞLADI

ÇEKÜL Vakfı Gençlik Birimi, her yıl 21 Eylül’de “Dünyamızı Temizleyelim” başlığı altında etkinlikler düzenleyen Ankara'daki Avusturalya Büyükelçiliği ile işbirliği yaparak, bu yıl, projeyi İstanbul'a taşıdı ve Beyoğlu Belediyesi’nin de desteğini alarak bir “Temiz Beyoğlu Sokağı” yarışması düzenledi...





Sokağımız Yarışıyor! Tıklayın!Önce "Ekrem Tur" Sokak...


Resmi daha büyük görmek için lütfen tıklayınEtkinlik civar sokaklara taşınıyor...


İstiklal Caddesine açılan bütün sokaklara duyurulan yarışma, ilk olarak pilot uygulama yapılmak üzere seçilen 9 Beyoğlu sokağını kapsayacak. Sakinlerinin belirlenecek bazı kriterlere uymaları halinde, bu sokaklara Ege-Akdeniz'de uygulanan “MAVİ BAYRAK” benzeri bir tabela takılacak. 3 aylık dönemlerle tekrarlanması düşünülen bu etkinlikle, genel olarak daha temiz sokaklar, daha bilinçli esnaf ve aynı sokağın kullanıcısı olan esnafın ortak bir amaç etrafında birlikte davranması amaçlanıyor. ÇEKÜL Gençlik Birimi, yarışmanın çevre bilincini yükseltmek, katı atıkların azaltılması ve geri kazanılması, enerji ve su tasarrufu, görüntü temizliği konularında da işlevsel olacağına inanıyor...
Ayrıntılı bilgi için Görkem Kızılkayak, e-posta: Çekül Gençlik Birimi


Cumartesi, Eylül 22, 2001

Çekül Çorum Temsilcimiz Sönmez Yanardağ, bir eğitim semineri için gittiği Ukrayna'da sergi açtı...

"Ukrayna'da Karikatür Sergisi..."

Sönmez Yanardağ anlatıyor: 

"...Çorum dan merhaba.

5-15 AĞUSTOS tarihleri arasında Alustha-Kırım Özerk Bölgesi-Ukrayna da yapılan UNDP GEF kaynaklı "Karadeniz Çevre Eğitimi" öğretmenler toplantısına Türkiye adına katıldım...


Daha yakından görmek için tıklayınızKaradeniz Çevre Eğitimi Semineri...

Daha yakından görmek için tıklayınızKaradeniz Çevre Eğitimi Sergisi...

Karadeniz'e kıyısı bulunan ülkelerin Karadeniz ve havzasındaki akarsularla ilgili "öğrencileri ile birlikte" çevre koruma projeleri geliştiren öğretmenlere yönelik etkinlikte, Öğrencilerimle bir yıldır üzerinde çalıştığımız ve "Temiz bir Karadeniz için Temiz Nehirler" adını verdiğimiz projemizi tanıtma fırsatı buldum.Proje kapsamında bir yıl içerisinde
Çorum İli sınırlarından geçerek Yeşilırmak'a dökülen Çekerek Suyu (Derinçay) daki kirliliğin nedenleri ve su havzasındaki köylülerle birlikte gerçekleştirdiğimiz etkinlikler,yerel basına verdiğimiz basın bildirileri,Kızılırmak havzası çevre temizlik çalışmaları ve Akarsu havzaları ağaçlandırma çalışmaları gerçekleştirdik...

Ukrayna'daki etkinlik sırasında ayrıca "Nehirlerimizi,Denizlerimizi,Dünyamızı koruyalım!" konulu bir de karikatür sergisi açtım.

Projemi diğer ülkelerden programa katılan meslektaşlarıma anlatırken ve Karikatür sergisi sırasında çekilmiş iki fotoğraf gönderiyorum.


Dostlukla,

Sönmez YANARDAĞ

ÇEKÜL VAKFI Çorum Temsilcisi


Çorum Anadolu İletişim Meslek Lisesi

Coğrafya Öğretmeni

ÇORUM"


Çarşamba, Eylül 12, 2001

15 EYLÜL - 31 EKİM 2001 ÇEKÜL ETKİNLİKLERİNDEN BAZILARI


1) Temiz Beyoğlu Sokağı Yarışması/ Dünyamızı Temizleyelim Kampanyası

Katılımcılar: ÇEKÜL Eğitim Birimi- ÇEKÜL Gençlik Birimi- Gönüllüler
Konu: Beyoğlu’nda seçilen sokaklar arasında temizlik yarışması düzenlemesi
Başlangıç Tarihi: 21 Eylül
Süre: Üç Ay

2)"Dünyamızı Temizleyelim" Kampanyası

Katılımcılar: ÇEKÜL Bilecik Temsilciliği, Gönüllüler, doğaseverler
Konu: Tahribolan orman alanlarının yeniden ağaçlandırılması
Başlangıç Tarihi: 21 Eylül

3) Tarihi Kentler Birliği Kars Genel Kurul Toplantısı

Katılımcılar: Türkiye Tarihi Kentler Birliği Genel Kurul Üyeleri,
Nursu Büyükhelvacıoğlu, Nurhan Ercan,
Konu: Olağan Genel Kurul
Başlangıç Tarihi: 21 Eylül
Süre: 2 gün

4) Dünya Vejetaryenler Kongresi

Katılımcılar: ÇEKÜL Gönüllüleri
Konu: İstanbul TÜYAP’ta düzenlenen sergi ve kongre merkezinde ÇEKÜL stand açıp, "7 Bölge 7 Kent" projesini tanıtacak
Başlangıç Tarihi: 28 Eylül
Süresi: 5 gün

5) "Van Bahçesaray Cevizlerini Çoğaltalım" Şenliği

Katılımcılar: Biricik Arcan, Şahika Ertan, Fügen Akkemik, Asaf Ertan, Faruk Boyacı
Konusu: Ceviz Şenliği
Başlangıç Tarihi: 30 Eylül
Süresi: 1 gün etkinlik, 3 gün toplam eğitim

6) "Yanan Ormanlarımızı Yeşertelim" Kampanyası Bilecik DikimTöreni

Katılımcılar: Bilecik Valiliği, Bilecik Temsilciliği, Gönüllüler
Konusu: Yanan alanları canlandırma amacı ile ÇEKÜL 7 Ağaç kampanyasını Bilecik ormanlarına taşımak...
Başlangıç Tarihi: 12 Ekim
Süresi:1 gün

7) Kemaliye Gezisi

Katılımcılar: Ali Akdamar, Kemaliye Gönüllüleri
Konu: Kemaliye Eski Ortaokul Binasının açılışı dolayısı ile trenle Kemaliye’ye gezi düzenlenmesi
Başlangıç Tarihi: 29 Ekim

Cuma, Eylül 07, 2001

BARTIN’DA YAŞAMSAL KARAR...

Nisan 2001’de Köy Hizmetleri’nce Küre Dağları Milli Parkı “mutlak koruma zonu” sınırları içinde başlatılan yol inşaatı, tüm tepkilere ve Orman Bakanlığı Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü’nün “iptal kararı”na rağmen sürüyor...

Mayıs ayı başında Bartın temsilciliğimizden gelen bilgi doğrultusunda yayınladığımız tepki mesajına, bu kez son olmasını umarak bir yenisini ekliyoruz.

Başta Orman Bakanlığı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Köy Hizmetleri’nden sorumlu Devlet Bakanlığı, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile konuya yakın kişi ve kuruluşlara ilettiğimiz mesajı kamuoyunun bilgisine sunuyor, ormanlarımıza yeni bir kara leke daha sürülmeden girişimin bir an önce sona ermesini bekliyoruz.

Saygılarımızla


ÇEKÜL VAKFI ÇEVRE BİRİMİ

(Ek: MEKTUP:)

3 Eylül 2001



Sayın Prof. Dr. Nami ÇAĞAN
ORMAN BAKANI




Bilindiği üzere, Küre Dağları Milli Parkı içinde Bartın-Arıt-Aydınlar Köyü’nden Kurucaşile-Başköy doğrultusunda süren yol yapımı, birkaç aydır olumlu-olumsuz gelişmelerle gündem oluşturuyor.

Küre Dağları Milli Parkı gibi biyolojik zenginlik (yaban hayatı-bitki çeşitliliği-jeomorfolojik oluşumlar) bakımından son derece önemli ve koruma altına alınmış değerlere sahip bu benzersiz coğrafyanın doğal yapıyı bozarak ilerleyen bir yol inşaatına feda edilmesi, kabul edilemez bir yanlış olarak sürmektedir.

Ulusal ve yerel sivil kuruluşların-meslek odalarının mücadelesine ve Orman Bakanlığı Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü’nün 20 Haziran 2001 tarihli resmi yazısında belirtilen “iptal kararı”na rağmen Köy Hizmetleri yetkililerince yol yapımının sürdürülmesi, üzüntü verici, bir o kadar da dönülmesi zorunlu bir “yanlış” olarak karşımızda durmaktadır.

Doğal ormanlarımızda yıkıma neden olan inşaatın bitirilip yolun kullanıma açılmasıyla oluşacak insan etkisiyle, bölgedeki doğal yaşamın uzun dönemde yerine konamaz kayıplara uğraması kaçınılmaz olacaktır.

Bu girişimin en kısa zamanda durdurulmasını diliyor, “yaşamdan yana” bir kararın ivedi biçimde uygulanacağını umuyoruz.

Saygılarımızla

Prof. Dr. Metin SÖZEN
Yönetim Kurulu Başkanı
ÇEKÜL


Avustralya Parlamentosu'ndan gelen konuk: Kaye Darveniza

6 Eylül 2001, Çarşamba sabahı, ÇEKÜL'de önemli bir konuk vardı. The Hon. Kaye Darveniza!

"Melbourne West" Meclis üyesi ve Meclis Başkanı Parlamento Sekreteri Bayan Darveniza, kültürel açıdan çeşitliliğin yoğun olduğu Victoria'dan milletvekili seçilmişti ve görev aldığı çeşitli komisyonların başında "Kültürel Çeşitlilik İşleri" geliyordu. Başkan Metin Sözen, Genel Sekreter Betül Sözen, Koordinatör Zeynep Boratav ve Danışman Avniye Tansuğ'un katıldığı toplantıda Darveniza ile sıcak bir sohbet yapıldı, ÇEKÜL tanıtıldı, karşılıklı bilgi alışverişinde bulunuldu. Daha sonra işbirliği yapılması sözkonusu konuların arasında bulunan "eğitim" meselesi tartışıldı ve bu bağlamda Kabataş Kültür Merkezi'ne gidilerek, Kabataş Eğitim Vakfı'nın yaptığı çalışmalar yerinde incelendi. Burada Vakıf Yöneticilerinden Kabataş Lisesi Müdürü Korel Haksun evsahipliği yaptı.

(Daha iyileri gelinceye kadar, bu ziyaretten alınmış aşağıdaki fotoğrafları paylaşalım:)

Resmi daha büyük görmek için lütfen tıklayın

Resmi daha büyük görmek için lütfen tıklayın

Resmi daha büyük görmek için lütfen tıklayın

Resmi daha büyük görmek için lütfen tıklayın








Pazartesi, Eylül 03, 2001

BAŞKAN'DAN MESAJ VAR!

Başkan'dan KEMALİYE, ELAZIĞ, HARPUT, MALATYA'daki
ÇEKÜL temsilcilikleri ve gönüllülerine bir mesaj var!

16-20 Ağustos 2001 tarihleri arasında Elazığ-Harput-Kemaliye- Malatya-Battalgazi-Yeşilyurt’ta ÇEKÜL Vakfı bölge temsilcileri, kamu-yerel-sivil-özel kesimlerin değerli yöneticileri ve üyelerinin geniş katılımıyla düzenlenen toplantılardaki görüşlerin ışığında belirlenen öncelikli temel noktaların ilgili bölümleri, ekteki notta kısa başlıklar halinde sunulmaktadır.

Bu sıcak bilgilerin sizlerden ve bölgedeki ÇEKÜL temsilcilerinden gelecek katkılarla ayrıntılı bir rapora dönüştürülmesi, girişimlerin ilgili kurum-kuruluş-kişilere zaman yitirilmeden iletilmesi ve olumlu-somut sonuçlara ulaşması temel hedefimizdir.

Saygılarımızla


Prof. Dr. Metin Sözen
Yönetim Kurulu Başkanı

Sayın Başkan'ın sözünü ettiği notu okumak için lütfen burayı tıklayınız...




Pazartesi, Ağustos 27, 2001

Sivas-Divriği Kültür Havzası’nda Tarihsel Sorumluluk...

2000 yılında Sivas ve Divriği’de kamu-yerel-sivil-özel kesimlerin ortak çabalarına dayalı başlatılan “Sivas-Divriği Kültür Havzası’nın Kurtarılması-Yaşatılması-Tanıtılması Projesi,” hızla olumlu sonuçlara yöneliyor. Sivas-Divriği Havzası’nda kısa sürede genişleyerek oluşan katılım ve dayanışma ortamı, zengin doğal-kültürel-tarihsel mirası korumada umut verici gelişmelere de zemin oluşturuyor. 

ÇEKÜL Vakfı eşgüdümünde sürdürülen çalışmalar, çeşitli kentlerdeki duyarlı Divriği ve Sivaslılar, ilgili bakanlıklar, üniversiteler, kamu kurumları, özel ve sivil kesimden de geniş bir katılımla somut sonuçları içeren gelişmelere gündem olmayı sürdürecek...


Bu haberin devamını okumak için lütfen tıklayınız!...

Projeyle ilgili çalışmalar ve ayrıntılı bilgi için: lütfen tıklayınız
(Bu bağlantılar kopuk/ Araştırılacak)


Cuma, Ağustos 10, 2001

Akseki Yaz Okulu: 15-24 Temmuz 2001 - Akseki


Resmi daha büyük görmek için lütfen tıklayın

Akseki, ÇEKÜL’ün 7 Bölge 7 Kent projesinin Akdeniz bölgesindeki kenti. 7 Bölge 7 Kent projesi, kentlerdeki kültürel dokuyu ayakta tutmak ve çevresindeki doğal zengiliği korumak amacıyla 1998 yılında başlatılmış. Hedef ise, 7 kenti katlar halinde çoğaltarak Türkiye’nin her kentini koruma altına almak.
Resmi daha büyük görmek için lütfen tıklayın
Proje kapsamında kentlerde, “Çevre ve Kültür evleri”nin restorasyon çalışmaları ve restorasyonu biten evlerin iç donanımları devam ederken, projeleri havza boyutuna taşıma çabalarında da aşamalar kaydediliyor.
Resmi daha büyük görmek için lütfen tıklayın
Restorasyon projelerinin çıkış noktaları sayılan röleve çalışmaları, yaz okullarında uzman mimarların gözetimi altında mimarlık ve restorasyon öğrencileri tarafından yürütülmekte. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Akseki ve Birgi’de mimarlık yaz okulları yapıldı. Divriği ve Kemaliye ise bu sene ilk kez öğrencilere ev sahipliği yapacak.

Akseki Yaz Okulu, bu sene Isparta Üniversitesi Mimarlık Öğrencileri ve Safranbolu Meslek Yüksek Okulu restorasyon bölümü öğrencilerini ağırladı. Öğrenciler, Antalya Mimarlar Odası, ÇEKÜL vakfı ve sekiz uzman mimar gözetimi altında röleve çalışmalarını tamamladılar. 15- 24 Temmuz arasında gerçekleştirilen yaz okulu, bir yıl önce Anadolu Üniversitesi ve Akdeniz Üniversitesinin yapmış olduğu çalışmaların devamı niteliğinde idi. Yaz okulu, ÇEKÜL Yüksek Danışma Kurulu üyelerinden ve Antalya ÇEKÜL temsilcisi mimar Recep Esengil’in ve mimar Mine Kaya’nın gönüllü destekleri ve liderliğinde gerçekleştirildi.
Resmi daha büyük görmek için lütfen tıklayın


Sarıhacılar’a ziyaretçi akını

4 Ağustos 2001

Akseki yaz okulunun ardından çoğu İstanbul’da yaşayan Sarıhacılar köyü sakinleri yıllar sonra köylerine bir ziyaret gerçekleştirdiler. 4 Ağustos günü üç yüze yakın ziyaretçiyi ağırlayan köyün eski sakinlerine, Ömer Doruk Tesislerinde yemek ikram edildi. ÇEKÜL vakfı Antalya temsilcisi Recep Esengil ve Mine Kaya, ziyaretçilere köy ve havzada yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdiler.

Bilindiği gibi Sarıhacılar köyü, Akseki- İbradı havzası içinde kültürel bakımdan önemli bir yere sahip olmakla birlikte yıllardır terk edilmiş durumda. Köy, ÇEKÜL’ün girişimleri ile sahiplerine ve ziyaretçilere cazip hale getirilerek koruma altına alınmaya çalışılıyor.


Sarıhacılar köyü irtibat için: İrfan Çömezoğlu (tel: 0216 336 1601)

Yazan: Zeynep Boratav,
Çekül Vakfı Genel Koordinatörü


Below is the English outline of the same post:

Report from CEKUL, Foundation for Protection and Promotion of the Environmental and Cultural Heritage
August 2001, Istanbul- Turkey

By Zeynep Boratav, General Co-ordinator
E-Mail: koordinator@cekulvakfi.orgr.tr
http//:www.cekulvakfi.org.tr


Akseki Architectural Summer School

Akseki, located in Southern Anatolia is one of endangered traditional architectural urban fabric in Turkey. The city is a part of “7 Regions 7 Cities” project of ÇEKÜL- a long-term project intends an integral program for the conservation of the urban architectural heritage as well as the natural resources.

As in each year the city hosts various students throughout Turkey, this year Akseki Summer School hosted students from Isparta Suleyman Demirel Architectural Department and Safranbolu Technical High School Restoration Department. Accompanied with the students, eight architects were in town for supervision of the works.

Major drawings and initial measurements considered as an introductory part for the restoration were done by the young volunteers and conducted by Antalya City Chamber of Architects and CEKUL Foundation.

Akseki District Governership, Akdeniz University and Akseki Municipality have given technical and financial support to the summer school. The works were based on last years studies done by Anadolu University Art History Department.