Küçük Menderes etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Küçük Menderes etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Mayıs 27, 2003

KÜÇÜK MENDERES HAVZASI - ÇEVRE KÜLTÜR GÜNLERİ - 24-25 Mayıs 2003, 25 Mayıs

Çevre ve Kültür Evi'nde Küçük Menderes Havzası Değerlendirme Toplantısı

25 Mayıs 2003

Havza Boyutunda Koruma ve Kalkınma İçin...


Gezi - tozu faslı bitti. Birazdan herkes kendi kentine dönecek. Birgi Çevre ve Kültür Evi'nde ÇEKÜL'ün tüm Ege Bölgesi yöneticileri toplanmış...Metin Sözen bir durum değerlendirmesi yapıyor... Bu esnada, 14 Mayıs'ta Tokat'ta yapılan ÇEKÜL Kelkit Platformu'nda olduğu gibi, danışma ve onur kurulları oluşturulmasına karar veriliyor.
Bu kurullara seçileceklerin, yerel, ulusal ve uluslararası ilişki ağlarına sahip olmasının önemine değiniliyor. Sözen, "Örgütlenme şemasını ve havza sınırlarını siz çizeceksiniz. Kelkit Örgütlenmesi gibi gruplara ayırın: Ekonomi, İletişim, Tarım, Çevre, Turizm..vb. Her bir grupta en az beş kişi yer alacak. Biri genç, biri yerel, biri bölgesel boyutta önemli kişiler olabilir. Onur kurulu üyeleri Ödemiş, Konaklı ve Bademli’de seçilsin. Danışma Kurulu adayları belirlensin." diyor.

Sözen, "Buranın öncelikleri; Doğal değerlerin korunması. Neyin nasıl yapacağına aranızda planlayacaksınız. Doğal değerlerin zenginleştirilmesi, köylünün moralini yükseltici hızla sonuç alıcı projeler hayata geçirilmeli. Tarımsal ilaçların az kullanımı gerekiyor. Bu konuda üniversiteler çok ihtiyaç var. Alev Coşkun 9 Eylül Üniversitesi ile yakın ilişkiler kurabilir. Ege Üniversitesi, Yüksek Teknoloji Enstitüsü ile ilişkiler güçlendirilmeli. diyerek Birgi Evi'ne bağışta bulunacakların adları ve katkıları saptanırken, bir yandan da envanter oluşturulmasını, armagan verenlerin adlarının bina dışında bir duvara açıkça yazılmasını, Birgi'de sürekli sergiler açılmasını, ayrı bir web sitesi ile sağlam elektronik iletişim ağı kurulmasını, "Sağlıklı yaşamak isteyen Birgi'de yaşasın" (Dr. Arif Tarım'ın bir makalesi) türünden içeriklerin bu web sitesinde bulundurulmasını ve sağlıklı bilgi edinme/haber alma ağları oluşturulmasını salık veriyor...

Evlerin içi sizin, yüzü hepimizindir!

Ankara'daki "seçilmişler"in izlenmesinin de önemli olduğunu vurgulayan Sözen, son olarak, "Birgili'lerle anket yapın, 'kaç kişi restroasyon istiyor' diye. Paramız oldukça veririz, küçük onarımlarla yüzü gülecek evleri için ise önce bir gözlem ekibi, sonra da bir boya badana ekibi kurun. 'Evlerinizin içi sizindir, yüzü ise hepimizin!' gibi bir kampanya başlatın." diyor...
      

Ödemiş Kaymakamı Erkan Işılgan, Ödemiş'teki "Çevre Kültür Turizm Birligi" ile işbirliği yapılabileceğini vurguluyor. Ekolojik tarım için mücadele verdiklerini belirtip, Ödemiş'teki Tarım Yüksek Okulu'nun kaldırmaya kalkışılmasını eleştiriyor. Kent Tarihi Müzesi için DDY'e ait bir binanın alınmasında destek gerek gerektiğini de belirten Işılgan, Gölcük gölünün ıslahı konusunda Nehrozoglu zamanında yapılan ve sonra "kaybolan" projeyi bulduklarını söylüyor. Toplantıda bulunan İzmir 2. No'lu Koruma Kurulu Başkanı Serpil Hanım, Gölcük için bir onaylı koruma imar planı bulunduğunu hatırlatıyor...

(Sonradan, Dr. Tarım ile yaptığı konuşmadan, ÇEKÜL Genel Sekreteri Betül Sözen'in, o sırada Birgi'de Dr. Arif Tarım başkanlığında bir "Biyolojik Çeşitlilik Ekibi" kurarak, Bozdağ otlarının değerlendirilmesini düşündüğü anlaşılıyor.)

Ödemiş Belediye Başkanı Mehmet Eriş, Küçük Menderes Havzası projesine Kiraz ve Beydağ'ın da katılmasının gerektiğini söylüyor. Bölgedeki meyvacılığının canlanması için "Kiraz fidanı" dağıttıklarını, "şimdilerde kestane fidanı" dağıtılacağını ama "yine de bunun yeterli sayılmayacağını" belirtiyor. Eriş, önemli olanın belli politikalar dahilinde bu fidanların yetiştirilmesi olduğunu vurgulayarak, "Ödemiş ve Bademli’de süs fidanı üretimi yapılması için çalışmalar yapılabilir. Kestane üretimini artırmaya yönelik çalışmalar yapılabilir. Bademli’deki kooperatifle ceviz ve kestane fidanlarının üretimi üzerine işbirliğine geçilebilir." diyor. Arasta'da artık uygulamaya geçilmesi gerektiğine de değinen Eriş, Belediye Kültür Merkezi binasının üstüne eğilinmesi gerektiğine dikkat çekiyor. "Küçük Menderes nehrinin arıtma işi havzadakilerden geçiyor, biz kendi payımıza çöp deponi alanı için gerekli kamulaştırmaları yaptık. Devlet Demiryollarından 49 yıllığına binanın kiralanması ve bir kent müzesine dönüştürülmesi işinde de gerekli başvurular yapıldı." diyen Eriş'ten sonra Ödemişli -eski Turizm Bakanı- Alev Coşkun konuşuyor...

Korumada "Kuvayı Milliye Ruhu"

'Beydağ' kitabının yazarı Mestan Yapıcı'ya gönderme yapan Coşkun, Küçük Menderes Havzası için elle tutulan ve tutulamayan kültürel içeriğin fazlasıyla mevcut olduğunu belirterek, "Bugünkü toplantıda ortaya çıkan şey; 'çagdaş demokrasi'dir. Budur işte, bu işten kıvanç duydum. Üzerime düşenleri er gibi çalışarak ben de yapacağım." diyor. Bölge’de Valilik kanalı ile köylere hizmet birliği adı altında çalışan Çevre ve Kültür Birliği kurulmuş. Bu kanalla, Valilik Belediyelere fon aktarabiliyor. Birliğin içinde İl Genel Meclisi üyleri , Köylüler, yerel yönetimler yer almakta. Coşkun, bu girişimin de tam bir "Kuvayı Milliye" ruhu ile yapıldığını söylüyor.

      

Emin Başaranbilek toplantıyı kapatıyor...
  

Çevre ve Kültür Evi'nin zemin katında sergide hatıra fotoğrafı!

KÜÇÜK MENDERES HAVZASI - Birgi'de Değerlendirme Toplantısı - 25. 05. 2003

Çevre ve Kültür Evi'nde Küçük Menderes Havzası Değerlendirme Toplantısı

25 Mayıs 2003

Havza Boyutunda Koruma ve Kalkınma İçin...


Gezi - tozu faslı bitti. Birazdan herkes kendi kentine dönecek. Birgi Çevre ve Kültür Evi'nde ÇEKÜL'ün tüm Ege Bölgesi yöneticileri toplanmış...Metin Sözen bir durum değerlendirmesi yapıyor... Bu esnada, 14 Mayıs'ta Tokat'ta yapılan ÇEKÜL Kelkit Platformu'nda olduğu gibi, danışma ve onur kurulları oluşturulmasına karar veriliyor.
Bu kurullara seçileceklerin, yerel, ulusal ve uluslararası ilişki ağlarına sahip olmasının önemine değiniliyor. Sözen, "Örgütlenme şemasını ve havza sınırlarını siz çizeceksiniz. Kelkit Örgütlenmesi gibi gruplara ayırın: Ekonomi, İletişim, Tarım, Çevre, Turizm..vb. Her bir grupta en az beş kişi yer alacak. Biri genç, biri yerel, biri bölgesel boyutta önemli kişiler olabilir. Onur kurulu üyeleri Ödemiş, Konaklı ve Bademli’de seçilsin. Danışma Kurulu adayları belirlensin." diyor.

Sözen, "Buranın öncelikleri; Doğal değerlerin korunması. Neyin nasıl yapacağına aranızda planlayacaksınız. Doğal değerlerin zenginleştirilmesi, köylünün moralini yükseltici hızla sonuç alıcı projeler hayata geçirilmeli. Tarımsal ilaçların az kullanımı gerekiyor. Bu konuda üniversiteler çok ihtiyaç var. Alev Coşkun 9 Eylül Üniversitesi ile yakın ilişkiler kurabilir. Ege Üniversitesi, Yüksek Teknoloji Enstitüsü ile ilişkiler güçlendirilmeli. diyerek Birgi Evi'ne bağışta bulunacakların adları ve katkıları saptanırken, bir yandan da envanter oluşturulmasını, armagan verenlerin adlarının bina dışında bir duvara açıkça yazılmasını, Birgi'de sürekli sergiler açılmasını, ayrı bir web sitesi ile sağlam elektronik iletişim ağı kurulmasını, "Sağlıklı yaşamak isteyen Birgi'de yaşasın" (Dr. Arif Tarım'ın bir makalesi) türünden içeriklerin bu web sitesinde bulundurulmasını ve sağlıklı bilgi edinme/haber alma ağları oluşturulmasını salık veriyor...

Evlerin içi sizin, yüzü hepimizindir!


Ankara'daki "seçilmişler"in izlenmesinin de önemli olduğunu vurgulayan Sözen, son olarak, "Birgili'lerle anket yapın, 'kaç kişi restroasyon istiyor' diye. Paramız oldukça veririz, küçük onarımlarla yüzü gülecek evleri için ise önce bir gözlem ekibi, sonra da bir boya badana ekibi kurun. 'Evlerinizin içi sizindir, yüzü ise hepimizin!' gibi bir kampanya başlatın." diyor...
      

Ödemiş Kaymakamı Erkan Işılgan, Ödemiş'teki "Çevre Kültür Turizm Birligi" ile işbirliği yapılabileceğini vurguluyor. Ekolojik tarım için mücadele verdiklerini belirtip, Ödemiş'teki Tarım Yüksek Okulu'nun kaldırmaya kalkışılmasını eleştiriyor. Kent Tarihi Müzesi için DDY'e ait bir binanın alınmasında destek gerek gerektiğini de belirten Işılgan, Gölcük gölünün ıslahı konusunda Nehrozoglu zamanında yapılan ve sonra "kaybolan" projeyi bulduklarını söylüyor. Toplantıda bulunan İzmir 2. No'lu Koruma Kurulu Başkanı Serpil Hanım, Gölcük için bir onaylı koruma imar planı bulunduğunu hatırlatıyor...

(Sonradan, Dr. Tarım ile yaptığı konuşmadan, ÇEKÜL Genel Sekreteri Betül Sözen'in, o sırada Birgi'de Dr. Arif Tarım başkanlığında bir "Biyolojik Çeşitlilik Ekibi" kurarak, Bozdağ otlarının değerlendirilmesini düşündüğü anlaşılıyor.)

Ödemiş Belediye Başkanı Mehmet Eriş, Küçük Menderes Havzası projesine Kiraz ve Beydağ'ın da katılmasının gerektiğini söylüyor. Bölgedeki meyvacılığının canlanması için "Kiraz fidanı" dağıttıklarını, "şimdilerde kestane fidanı" dağıtılacağını ama "yine de bunun yeterli sayılmayacağını" belirtiyor. Eriş, önemli olanın belli politikalar dahilinde bu fidanların yetiştirilmesi olduğunu vurgulayarak, "Ödemiş ve Bademli’de süs fidanı üretimi yapılması için çalışmalar yapılabilir. Kestane üretimini artırmaya yönelik çalışmalar yapılabilir. Bademli’deki kooperatifle ceviz ve kestane fidanlarının üretimi üzerine işbirliğine geçilebilir." diyor. Arasta'da artık uygulamaya geçilmesi gerektiğine de değinen Eriş, Belediye Kültür Merkezi binasının üstüne eğilinmesi gerektiğine dikkat çekiyor. "Küçük Menderes nehrinin arıtma işi havzadakilerden geçiyor, biz kendi payımıza çöp deponi alanı için gerekli kamulaştırmaları yaptık. Devlet Demiryollarından 49 yıllığına binanın kiralanması ve bir kent müzesine dönüştürülmesi işinde de gerekli başvurular yapıldı." diyen Eriş'ten sonra Ödemişli -eski Turizm Bakanı- Alev Coşkun konuşuyor...

Korumada "Kuvayı Milliye Ruhu"

'Beydağ' kitabının yazarı Mestan Yapıcı'ya gönderme yapan Coşkun, Küçük Menderes Havzası için elle tutulan ve tutulamayan kültürel içeriğin fazlasıyla mevcut olduğunu belirterek, "Bugünkü toplantıda ortaya çıkan şey; 'çagdaş demokrasi'dir. Budur işte, bu işten kıvanç duydum. Üzerime düşenleri er gibi çalışarak ben de yapacağım." diyor. Bölge’de Valilik kanalı ile köylere hizmet birliği adı altında çalışan Çevre ve Kültür Birliği kurulmuş. Bu kanalla, Valilik Belediyelere fon aktarabiliyor. Birliğin içinde İl Genel Meclisi üyleri , Köylüler, yerel yönetimler yer almakta. Coşkun, bu girişimin de tam bir "Kuvayı Milliye" ruhu ile yapıldığını söylüyor.

      

Emin Başaranbilek toplantıyı kapatıyor...
  

Çevre ve Kültür Evi'nin zemin katında sergide hatıra fotoğrafı!

Pazartesi, Mayıs 26, 2003

KÜÇÜK MENDERES HAVZASI - ÇEVRE KÜLTÜR GÜNLERİ - 24-25 Mayıs 2003, ÇEKÜL BİRGİ ÇEVRE VE KÜLTÜR EVİ AÇILIŞI, 24 Mayıs

ÇEKÜL BİRGİ ÇEVRE VE KÜLTÜR EVİ EVİ AÇILIŞI, 24 Mayıs



      

Birgi ÇEKÜL BİRGİ ÇEVRE VE KÜLTÜR EVİ önündeki meydanda Zeybek ekipleri tamam... Konuklar yerlerini almışlar... Birazdan tören başlayacak...


      


      

Birgili'ler de hazır...

    

Saygı duruşu...
  

Bir taraftan da öğle yemeğinde ikram edilecek keşkek ve yörenin özel pidesi "tengül"ler hazırlanıyor...
      

Törenden görüntüler... Soldan 3. resim Mimar ve çizer Metin Keskin... "KÜÇÜK MENDERES HAVZASI - ÇEVRE KÜLTÜR GÜNLERİ - 24-25 Mayıs 2003" afişini o hazırladı. (Sağda Çekül Evi girişi'nin kapısında asılı olan) ... Girişte kurdele kesilmeyecek, buna karşılık tabelanın vidaları perçinlenecek...

     

Sağda Emin Başaranbilek. İlk konuşmayı yapıyor ve yapının "Kamu, sivil, yerel ve özel birlikteliğinin sürdürülmesinde, Birgi'nin nasıl durması gerektiniğini gösterdiğini" belirtiyor.


    

İzmir Valisi'nden Birgi Çevre ve Kültür Evi'ne Kütüphane sözü


Soldan sağa: Ödemiş Kaymakamı Erkan Işılgan, İzmir Valisi Yusuf Ziya Göksu. Göksu; "Çekül'ün ülkenin her köşesinde kültür ve doğal varlıkların korunması için gece gündüz çalıştığını" belirtip, Birgi'de de bu evi onardığı için teşekür ediyor. "Bir Kütüphane için gerekenlerin en kısa zamanda Birgi Çekül evine teslim edileceği"ni söylüyor...



ÇEKÜL'ün büyük bir geliri mi var?


Kemal Nehrozoğlu. "ÇEKÜL'ün bunları yapmak için büyük bir geliri mi var? Hayır. ÇEKÜL, en büyük kaynağın gönül, akıl ve özveri olduğunu kanıtlamaktadır. Burada da bu yöre insanını kucaklamıştır. Buarad yapılan yalnızca bir 'ÇEKÜL Evi' değildir, bu yüzden Birgili'ler de inançla işbirliği yaparsa gelecek çok güzel olacaktır!" diyen Nehrozoğlu, konuşmasında yıllar önce Brüksel'in bir "koruma abidesi" kenti "Bruge" nasıl esinlendiklerini, İzmir valisi iken sivil toplum örgütleri ile İzmir'in kültürel değerlerini Türk halkına nasıl daha iyi götürürüz" diye düşünürken "ÇEKÜL'ün tüm yöreyi omuzladığını" keşfettiğini vurguluyor...


      

Bunun ederi ne olacak?


Prof.Dr. Cengiz Eruzun, Birgi Yaz Okulu sırasında yapılan ilk rölöveleri sahiplerine teslim ediyor... Eruzun, "ÇEKÜL ve Mimar Sinan Üniversitesi işbirliği ile beş yıldır süren yaz okulu çalışmaları sırasında Birgililerle akraba gibi olduklarını, son defasında Birgili'lerin onlara evlerini açtığını, Birgi ve çevresinde sürekli planlama ve güzelleştirme anlayışının sürdürülmesi gerektiğini" vurgulayarak, yapılan ilk restorasyon projesini Saadettin Ucaçelik'e takdim ediyor. Eruzun'un belirttiğine göre, Ucaçelik, elindeki üç-beş kuruşluk birikimini durmadan çıkarıp rölöve için vermek istemiş. Onu bu çalışmaların para karşılığı olmadığı, parasını restorasyona saklaması gerektiği yolunda ikna etmekte güçlük çekmiş Eruzun...

      

Solda. Eruzun, Ortada Betül Sözen, projesini almış Birgili kadınlarla. Sağda: Sivil toplumun, başarılı "sivil"! sunucuları: Özkan Akgün, Nadide Güntel...

(BURAYA - OKTAY EKINCI MS KONUSMASI VE CEKUL PLAKETLERİ FOTOĞRAFLARI GELECEK!)

Oktay Ekinci 1996'da ÇEKÜL'ün satın aldığı ve ilk yapımında 1901 yılında Hacı Osman Medresesi olarak kullanılan binanın, sonradan sağlık,spor merkezi ve depo amaçlı kullanıldığını belirtiyor. Ortaya çokan sonucun kamu,yerel,sivil birlikteliğinin somut örneği olduğunu, ÇEKÜL'ün de yaz okullarıyla bir 'akademi' olduğunu kanıtladığını söylüyor.


ÇEKÜL Vakfı Başkanı Prof.Dr. Metin Sözen, "Dayanışmanın önce ailede başladığını ve ortak paydada buluşulması gerektiğini, yerelin ulusala, ulusalın evrensele dönüşmesi gerektiğini, gelenek ve sürekliliğin önemi olup, bugün yoksa yarın da olmayacağını" vurguluyor ve teşekkür plaketleri veriyor...

Plaket sunulanlar: Bekir Keskin (yerine eşi aldı), Eski Turizm Bakanı Alev Coşkun , Birgi ..... Başkan Vekili, Ödemiş Belediye Başkanı Mehmet Eriş, Merkez Valisi Mustafa Tamer, İzmir Valisi Yusuf Ziya Göksu, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Kemal Nehrozoğlu...

      


Evin bahçesinde Hoşgeldiniz kütüğü, yaz okul öğrencilerinin Birgi'ye bıraktığı ahşap heykellerden biri, armağan ipek eşarplar ve Ruhsatname!

      

Ev'in ilk bilgisayarı (modem ve internet bağlantısı ile takviye için katkı bekleyen), Sergi, İpek dokuma tezgahı (SEM İPEK Emin Sevgel - Mehmet Bozbağ tarafından çalıştırılan ve ham ipek, Ödemiş Keteni, Organze, ipek şal ve eşarplar gibi ürünleri satışa sunulan), satıştaki tahta boyama eli işleri...



      

Atık kağıtlar atılacak değil ya!... Betül Sözen, Birgili bir hanımı evin içini görmesi için "buyur" ediyor... Artık levhanın vidalarının perçinlenmesi anı gelmiş...


      

Ev'e ilk giriş...


  

Solda ÇEKÜL Evi'nin ilk onur konukları... Sağda Oktay Ekinci ve Prof. Dr. Cengiz Eruzun...

* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *